الصافات
Sâffât · Mekkî · 182 ayet
﴿٤١﴾
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٢﴾
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٣﴾
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٤﴾
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٥﴾
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٦﴾
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٧﴾
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٨﴾
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٩﴾
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٠﴾
Birbirlerine dönüp sorarlar
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥١﴾
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٢﴾
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٣﴾
İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٤﴾
Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٥﴾
Bir bakar onu cehennemin ortasında görür
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٦﴾
Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٧﴾
Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٨﴾
Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٥٩﴾
Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٦٠﴾
İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur
Mikrofona dokunun ve söyleyin.