26:21 ▶
فَفَرَرْتُ So I fled مِنكُ مْ from you لَمَّ ا when خِفْتُكُمْ I feared you فَوَهَبَ But granted لِى to me رَبِّى my Lord حُكْمًا judgment وَ جَعَلَنِىand made me مِنَ of ٱ لْمُرْسَلِي نَthe Messengers ﴿٢١﴾
Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:22 ▶
وَتِلْكَ And this نِعْمَةٌ (is the) favor تَ مُنُّ هَاwith which you reproach عَلَىَّ [on] me أَنْ that عَبَّد تَّ you have enslaved بَنِىٓ (the) Children of Israel إِسْرَٰٓ ءِي لَ (the) Children of Israel ﴿٢٢﴾
Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:23 ▶
قَالَ Firaun said فِرْعَوْنُ Firaun said وَمَا And what رَبُّ (is the) Lord ٱ لْعَٰ لَمِي نَ(of) the worlds ﴿٢٣﴾
Firavun: "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:24 ▶
قَالَ He said رَبُّ Lord ٱ ل سَّمَٰ وَٰ تِ(of) the heavens وَٱ لْأَرْضِ and the earth وَمَا and whatever بَيْنَهُمَآ (is) between them إِن if كُنتُ م you (should) be مُّ وقِنِي نَconvinced ﴿٢٤﴾
Musa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:25 ▶
قَالَ He said لِمَنْ to those حَوْلَهُۥٓ around him أَلَا Do not تَسْتَمِعُو نَ you hear ﴿٢٥﴾
Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:26 ▶
قَالَ He said رَبُّكُمْ Your Lord وَرَبُّ and (the) Lord ءَابَآ ئِكُمُ (of) your forefathers ٱ لْأَوَّلِي نَ(of) your forefathers ﴿٢٦﴾
O sizin de Rabbiniz, önce geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:27 ▶
قَالَ He said إِنَّ Indeed رَسُولَكُمُ your Messenger ٱ لَّذِىٓ who أُرْسِلَ has been sent إِلَيْكُمْ to you لَمَجْ نُو نٌ (is) surely mad ﴿٢٧﴾
Firavun, çevresindekilere: "Size gönderilen peygamberiniz şüphesiz delidir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:28 ▶
قَالَ He said رَبُّ Lord ٱ لْمَشْرِقِ(of) the east وَٱ لْمَغْرِبِ and the west وَمَا and whatever بَيْنَهُمَآ (is) between them إِن if كُنتُ مْyou were تَعْقِلُو نَ (to) reason ﴿٢٨﴾
Musa: "Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:29 ▶
قَالَ He said لَئِنِ If ٱ تَّخَذْتَyou take إِلَٰ هًا a god غَيْرِى other than me لَأَجْ عَلَنَّ كَ I will surely make you مِنَ among ٱ لْمَسْجُونِي نَthose imprisoned ﴿٢٩﴾
Firavun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:30 ▶
قَالَ He said أَوَلَوْ Even if جِئْتُكَ I bring you بِشَىْءٍ something مُّ بِي نٍmanifest ﴿٣٠﴾
Musa: "Sana apaçık bir şey getirmiş isem de mi?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:31 ▶
قَالَ He said فَأْتِ Then bring بِهِۦٓ it إِن if كُنتَ you are مِنَ of ٱ ل صَّٰ دِقِي نَthe truthful ﴿٣١﴾
Firavun: "Doğru sözlülerden isen haydi getir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:32 ▶
فَأَلْقَىٰ So he threw عَصَاهُ his staff فَإِذَا and behold هِىَ It ثُعْبَانٌ (was) a serpent مُّ بِي نٌmanifest ﴿٣٢﴾
Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:33 ▶
وَنَزَعَ And he drew out يَدَهُۥ his hand فَإِذَا and behold هِىَ It بَيْضَآ ءُ (was) white لِل نَّ ٰ ظِرِي نَ for the observers ﴿٣٣﴾
Elini çıkardı, bakanlara bembeyaz göründü
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:34 ▶
قَالَ He said لِلْمَلَإِ to the chiefs حَوْلَهُۥٓ around him إِنَّ Indeed هَٰ ذَا this لَسَٰ حِرٌ (is) surely a magician عَلِي مٌ learned ﴿٣٤﴾
Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:35 ▶
يُرِيدُ He wants أَن to يُ خْرِجَكُم drive you out مِّ نْfrom أَرْضِكُم your land بِ سِحْرِهِۦ by his magic فَمَاذَا so what تَأْمُرُو نَ (do) you advise ﴿٣٥﴾
Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Doğrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:36 ▶
قَالُوٓ ا۟ They said أَرْجِهْ Postpone him وَأَخَاهُ and his brother وَٱ بْ عَثْ and send فِى in ٱ لْمَدَآ ئِنِthe cities حَٰ شِرِي نَ gatherers ﴿٣٦﴾
Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:37 ▶
يَأْتُوكَ They (will) bring to you بِكُلِّ every سَحَّارٍ magician عَلِي مٍ learned ﴿٣٧﴾
Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:38 ▶
فَجُمِعَ So were assembled ٱ ل سَّحَرَةُthe magicians لِمِيقَٰ تِ for (the) appointment يَوْمٍ (on) a day مَّ عْلُو مٍwell-known ﴿٣٨﴾
Sihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:39 ▶
وَقِيلَ And it was said لِل نَّ اسِ to the people هَلْ Will أَنتُ م you مُّ جْ تَمِعُو نَassemble ﴿٣٩﴾
İnsanlara: "Siz de toplanır mısınız?" denildi
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
26:40 ▶
لَعَلَّنَا That we may نَتَّبِعُ follow ٱ ل سَّحَرَةَthe magicians إِن if كَ انُوا۟ they are هُمُ they are ٱ لْغَٰ لِبِي نَthe victorious ﴿٤٠﴾
Sihirbazlar üstün gelirlerse biz de onlara uyarız" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.