Kardeşleri: "Babasını ikna etmeye çalışacağız ve her halde bunu yaparız" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:62
﴿٦٢﴾
Yusuf adamlarına: "Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varınca, onu anlarlar da bir daha dönerler" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:63
﴿٦٣﴾
Babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Onu elbette koruruz" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:64
﴿٦٤﴾
Daha önce kardeşini size emanet ettiğim gibi, şimdi onu emanet eder miyim? Ama Allah en iyi koruyandır, O merhametlilerin merhametlisidir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:65
﴿٦٥﴾
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:66
﴿٦٦﴾
Babaları: "Hepiniz helak olmadıkça onu bana geri getireceğinize dair Allah'a karşı sağlam bir söz vermezseniz, sizinle göndermeyeceğim" dedi. Söz verdiklerinde: "Sözümüze Allah vekildir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:67
﴿٦٧﴾
Babaları: "Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah'ındır, O'na güvendim, güvenenler de O'na güvensinler" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:68
﴿٦٨﴾
Babalarının emrettiği gibi girdiler. Esasen bu, Allah katında onlara bir fayda sağlamazdı, ancak Yakub içindeki arzuyu ortaya koymuş oldu. O, şüphesiz kendisine öğrettiğimizi bilir fakat insanların çoğu bilmezler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:69
﴿٦٩﴾
Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: "Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:70
﴿٧٠﴾
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir münadi şöyle bağırdı: "Ey kervancılar, siz hırsızsınız
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:71
﴿٧١﴾
Geri dönerek, "Ne kaybettiniz?" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:72
﴿٧٢﴾
Hükümdarın su kabını kaybettik, onu getirene bir deve yükü mükafat verilecek, buna ben kefil oluyorum" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:73
﴿٧٣﴾
Allah'a yemin ederiz ki memleketi ifsat etmeğe gelmediğimizi ve hırsız da olmadığımızı biliyorsunuz" dediler
Cezası, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:76
﴿٧٦﴾
Yusuf kardeşinin yükünden önce onlarınkini aramaya başladı; sonra kardeşinin yükünden su kabını çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle bir plan kullanmasını vahyettik. Çünkü hükümdarın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı, meğer ki Allah dileye. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir bilen bulunur
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:77
﴿٧٧﴾
Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. İçinden, "Durumunuz pek kötüdür; anlattığınızı Allah daha iyi bilir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:78
﴿٧٨﴾
Kardeşleri: "Ey Vezir! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:79
﴿٧٩﴾
Maazallah! Biz, malımızı kimde bulmuşsak ancak onu alıkoruz, yoksa haksızlık etmiş oluruz" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
12:80
﴿٨٠﴾
Ümidsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: "Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrılmayacağım. Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz