Attıklarında, Musa: "Yaptığınız sihirdir, fakat Allah onu boşa çıkaracaktır. Allah bozguncuların işini elbette düzeltmez. Suçlular istemese de Allah sözleriyle hakkı gerçekleştirecektir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:82
﴿٨٢﴾
Attıklarında, Musa: "Yaptığınız sihirdir, fakat Allah onu boşa çıkaracaktır. Allah bozguncuların işini elbette düzeltmez. Suçlular istemese de Allah sözleriyle hakkı gerçekleştirecektir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:83
﴿٨٣﴾
Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından korktuklarından, milletinin bir kısım gençleri dışında, kimse Musa'ya inanmamıştı, çünkü Firavun o yerde hakimdi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:84
﴿٨٤﴾
Musa: "Ey milletim! Allah'a inanıyorsanız ve teslim olmuşsanız O'na güvenin" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:85
﴿٨٥﴾
Allah'a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:86
﴿٨٦﴾
Allah'a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:87
﴿٨٧﴾
Musa ve kardeşine: "Mısır'da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin, namaz kılın" diye vahyettik, "İnananlara müjde et
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:88
﴿٨٨﴾
Musa: "Rabbimiz! Doğrusu sen Firavun'a ve erkanına ziynetler ve dünya hayatında mallar verdin. Rabbimiz! Senin yolundan şaşırtmaları için mi? Rabbimiz! Mallarını yok et, kalblerini sık; çünkü onlar can yakıcı azabı görmedikçe inanmazlar" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:89
﴿٨٩﴾
Allah: "İkinizin duası kabul olundu. Dürüst hareket edin; bilmeyenlerin yoluna asla uymayın" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:90
﴿٩٠﴾
İsrailoğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: "İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben O'na teslim olanlardanım" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:91
﴿٩١﴾
O'na: "Şimdi mi inandın? Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin" dendi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:92
﴿٩٢﴾
Senden sonrakilere bir ibret teşkil etmesi için bugün sadece senin cesedini çıkarıp (sahile) atacağız" dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimizden habersizdir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:93
﴿٩٣﴾
And olsun ki, İsrailoğullarını iyi bir yere yerleştirdik, onlara temiz rızıklar verdik, kendilerine bir bilgi gelene kadar ayrılığa düşmediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:94
﴿٩٤﴾
Sana indirdiğimizden şüphede isen, senden önce indirdiğimiz Kitap'ları okuyanlara sor. And olsun ki, sana Rabbinden gerçek gelmiştir, sakın şüphelenenlerden olma
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:95
﴿٩٥﴾
Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:96
﴿٩٦﴾
Doğrusu Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler, can yakıcı azabı görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:97
﴿٩٧﴾
Doğrusu Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler, can yakıcı azabı görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:98
﴿٩٨﴾
Bir kent halkı inanmalı değil miydi ki, imanları kendilerine fayda versin! İşte Yunus'un milleti, inandığı zaman, dünya hayatında rezilliği gerektiren azabı onlardan kaldırdık ve onları bir süre daha bu dünyada geçindirdik
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:99
﴿٩٩﴾
Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
10:100
﴿١٠٠﴾
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azab verir