الواقعة
Vâkıa · Mekkî · 96 ayet
﴿٢١﴾
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٢﴾
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٣﴾
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٤﴾
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٥﴾
Sadece selama karşılık selam sözü işitirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٦﴾
Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٧﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٨﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٢٩﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٠﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣١﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٢﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٣﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٤﴾
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٥﴾
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٦﴾
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٧﴾
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٨﴾
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٣٩﴾
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
﴿٤٠﴾
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir
Mikrofona dokunun ve söyleyin.