And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, "İnandık" deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:3
﴿٣﴾
And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, "İnandık" deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:4
﴿٤﴾
Yoksa, kötülük yapanlar Bizden kaçabileceklerini mi sanarlar? Ne kötü hüküm veriyorlar
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:5
﴿٥﴾
Allah'la karşılaşmayı uman bilsin ki, Allah'ın bunun için belirttiği vakit gelecektir. O, işitir ve bilir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:6
﴿٦﴾
Hak uğrunda cihat eden, ancak kendisi için cihat etmiş olur. Doğrusu Allah, alemlerden müstağnidir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:7
﴿٧﴾
İnanıp yararlı iş işleyenlerin kötülüklerini, and olsun ki, örteriz; onları, yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:8
﴿٨﴾
Biz, insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer ana baba, seni bir şeyi körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Yaptıklarınızı size bildiririm
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:9
﴿٩﴾
İnanıp, yararlı iş işleyenleri, and olsun, iyilerin arasına koyarız
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:10
﴿١٠﴾
İnsanlardan: "Allah'a inandık" diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:11
﴿١١﴾
Allah elbette inananları bilir ve elbette ikiyüzlüleri de bilir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:12
﴿١٢﴾
İnkar edenler inananlara: "Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım" derler. Oysa onların günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:13
﴿١٣﴾
Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:14
﴿١٤﴾
And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:15
﴿١٥﴾
Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu dünyalara bir ibret kıldık
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:16
﴿١٦﴾
İbrahim'i de gönderdik. Milletine: "Allah'a kulluk edin, O'ndan sakının; bilirseniz bu sizin için daha iyidir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:17
﴿١٧﴾
Siz Allah'ı bırakıp sadece bir takım putlara tapıyor, aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin. O'na şükredin. Siz O'na döneceksiniz
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:18
﴿١٨﴾
Eğer siz Peygamberi yalanlıyorsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen, sadece apaçık tebliğdir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:19
﴿١٩﴾
Allah'ın yaratmaya nasıl başlayıp, sonra onu nasıl tekrar edeceğini anlamazlar mı? Doğrusu bu Allah'a kolaydır
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
29:20
﴿٢٠﴾
De ki: "Yeryüzünde dolaşın; Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını bir görün. İşte Allah aynı şekilde ahiret yaratmasını da yapacaktır. Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir. Dilediğine azabeder, dilediğine merhamet eder. O'na çevrileceksiniz