İnanan bir millet için, sana Musa ve Firavun olayını olduğu gibi anlatacağız
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:4
﴿٤﴾
Firavun memleketin başına geçti ve halkını fırkalara ayırdı. İçlerinden bir topluluğu güçsüz bularak onların oğullarını boğazlıyor, kadınları sağ bırakıyordu; çünkü o, bozguncunun biriydi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:5
﴿٥﴾
Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:6
﴿٦﴾
Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:7
﴿٧﴾
Musa'nın annesine: "Çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman onu suya bırak; korkma, üzülme; Biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız" diye bildirmiştik
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:8
﴿٨﴾
Firavun'un adamları onu almışlardı. Firavun, Haman ve askerleri, suçlu olduklarından, o onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:9
﴿٩﴾
Firavun'un karısı: "Benim de senin de gözün aydın olsun! Onu öldürmeyiniz, belki bize faydalı olur yahut onu oğul ediniriz" dedi. Aslında işin farkında değillerdi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:10
﴿١٠﴾
Musa'nın annesi, gönlü bomboş sabahı etti, oğlundan başka bir şey düşünemiyordu. Allah'ın vaadine iyice inanması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse saraya alınan çocuğun kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:11
﴿١١﴾
Musa'nın ablasına: "Onu izle" dedi. O da, kimse farkına varmadan, Musa'yı uzaktan gözetledi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:12
﴿١٢﴾
Önceden, süt annelerin memesini kabul etmemesini sağladık. Musa'nın ablası: "Size, sizin adınıza ona bakacak, iyi davranacak bir ev halkını tavsiye edeyim mi?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:13
﴿١٣﴾
Böylece onu, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, ona geri çevirdik. Fakat çoğu bilmezler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:14
﴿١٤﴾
Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:15
﴿١٥﴾
Musa, halkının haberi olmadığı bir zamanda, şehre girdi. Biri kendi adamlarından, diğeri de düşmanı olan iki adamı döğüşür buldu. Kendi tarafından olan kimse, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa, onun düşmanına bir yumruk vurdu; ölümüne sebep oldu. "Bu şeytanin işidir; çünkü o apaçık, saptıran bir düşmandır" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:16
﴿١٦﴾
Musa: "Rabbim! Doğrusu kendime yazık ettim, beni bağışla" dedi. Allah da onu bağışladı. O, şüphesiz bağışlayandır, merhamet edendir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:17
﴿١٧﴾
Musa: "Rabbim! Bana verdiğin nimete and olsun ki, suçlulara asla yardımcı olmayacağım" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:18
﴿١٨﴾
Şehirde, korku içinde etrafı gözetip dolaşarak sabahladı. Dün kendisinden yardım isteyen kimse bağırarak ondan yine yardım istiyordu. Musa ona: "Doğrusu sen besbelli bir azgınsın" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:19
﴿١٩﴾
Musa, ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
28:20
﴿٢٠﴾
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi: "Ey Musa! İleri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen uzaklaş. Doğrusu ben sana öğüt veriyorum" dedi