23:1 ▶
قَدْ Indeed أَفْلَحَ successful ٱ لْمُؤْمِنُو نَ(are) the believers ﴿١﴾
Müminler saadete ermişlerdir
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:2 ▶
ٱلَّذِينَ Those who هُمْ [they] فِى during صَلَاتِهِمْ their prayers خَٰ شِعُو نَ (are) humbly submissive ﴿٢﴾
Onlar namazda huşu içindedirler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:3 ▶
وَٱ لَّذِينَ Those who هُمْ [they] عَنِ from ٱ ل لَّغْوِthe vain talk مُعْرِضُو نَ turn away ﴿٣﴾
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:4 ▶
وَٱ لَّذِينَ Those who هُمْ [they] لِل زَّكَو ٰ ةِ of purification works فَٰ عِلُو نَ (are) doers ﴿٤﴾
Onlar zekatlarını verirler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:5 ▶
وَٱ لَّذِينَ And those who هُمْ [they] لِفُرُوجِهِمْ of their modesty حَٰ فِظُو نَ (are) guardians ﴿٥﴾
Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:6 ▶
إِلَّا Except عَلَىٰٓ from أَزْوَٰ جِهِمْ their spouses أَوْ or مَا what مَلَكَتْ possess أَيْمَٰ نُهُمْ their right hands فَإِنَّ هُمْ then indeed, they غَيْرُ (are) not مَلُومِي نَ blameworthy ﴿٦﴾
Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:7 ▶
فَمَنِ Then whoever ٱ بْ تَغَىٰseeks وَرَآ ءَ beyond ذَٰ لِكَ that فَأُو۟ لَٰٓ ئِكَ then those هُمُ [they] ٱ لْعَادُو نَ(are) the transgressors ﴿٧﴾
Bu sınırları aşmak isteyenler, işte bunlar aşırı gidenlerdir
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:8 ▶
وَٱ لَّذِينَ And those who هُمْ [they] لِأَمَٰ نَٰ تِهِمْ of their trusts وَعَهْدِهِمْ and their promise(s) رَٰ عُو نَ (are) observers ﴿٨﴾
Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:9 ▶
وَٱ لَّذِينَ And those who هُمْ [they] عَلَىٰ over صَلَوَٰ تِهِمْ their prayers يُحَافِظُو نَ they guard ﴿٩﴾
Namazlarına riayet ederler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:10 ▶
أُو۟ لَٰٓ ئِكَ Those هُمُ [they] ٱ لْوَٰ رِثُو نَ(are) the inheritors ﴿١٠﴾
İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:11 ▶
ٱلَّذِينَ Who يَرِثُونَ will inherit ٱ لْفِرْدَوْسَthe Paradise هُمْ They فِيهَا therein خَٰ لِدُو نَ (will) abide forever ﴿١١﴾
İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:12 ▶
وَلَقَدْ And indeed خَلَقْ نَا We created ٱ لْإِنسَ ٰ نَthe humankind مِن from سُ لَٰ لَةٍ an essence مِّ ن of طِ ي نٍclay ﴿١٢﴾
And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:13 ▶
ثُمَّ Then جَعَلْنَٰ هُ We placed him نُطْ فَةً (as) a semen-drop فِ ىin قَرَارٍ a resting place مَّ كِي نٍfirm ﴿١٣﴾
Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:14 ▶
ثُمَّ Then خَلَقْ نَا We created ٱ ل نُّ طْ فَةَthe semen-drop عَلَقَةً (into) a clinging substance فَ خَلَقْ نَاthen We created ٱ لْعَلَقَةَthe clinging substance مُضْغَةً (into) an embryonic lump فَ خَلَقْ نَاthen We created ٱ لْمُضْغَةَthe embryonic lump عِظَٰ مًا (into) bones فَ كَسَوْنَاthen We clothed ٱ لْعِظَٰ مَthe bones لَحْمًا (with) flesh ثُ مَّ then أَنشَ أْنَٰ هُ We produce it خَلْقًا (as) a creation ءَاخَرَ another فَتَبَارَكَ So blessed is ٱ للَّهُAllah أَحْسَنُ (the) Best ٱ لْخَٰ لِقِي نَ(of) the Creators ﴿١٤﴾
Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:15 ▶
ثُمَّ Then إِنَّ كُم indeed, you بَ عْدَafter ذَٰ لِكَ that لَمَيِّتُو نَ surely (will) die ﴿١٥﴾
Sizler, bütün bunlardan sonra ölürsünüz
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:16 ▶
ثُمَّ Then إِنَّ كُمْ indeed, you يَوْمَ (on the) Day ٱ لْقِيَٰ مَةِ(of) the Resurrection تُبْ عَثُو نَ will be resurrected ﴿١٦﴾
Şüphesiz kıyamet günü tekrar diriltilirsiniz
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:17 ▶
وَلَقَدْ And indeed خَلَقْ نَا We (have) created فَوْقَكُمْ above you سَبْ عَ seven طَرَآ ئِقَ paths وَمَا and not كُنَّ ا We are عَنِ of ٱ لْخَلْقِthe creation غَٰ فِلِي نَ unaware ﴿١٧﴾
And olsun ki, üstünüzde yedi tabaka yarattık. Biz, yarattığımızdan habersiz değiliz
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:18 ▶
وَأَنزَ لْنَا And We send down مِنَ from ٱ ل سَّمَآ ءِthe sky مَآ ءًۢ water ب ِقَدَرٍ in (due) measure فَ أَسْكَنَّ ٰ هُthen We cause it to settle فِى in ٱ لْأَرْضِthe earth وَإِنَّ ا And indeed, We عَلَىٰ on ذَهَابٍۭ taking it away ب ِهِۦ taking it away لَقَٰ دِرُو نَ surely (are) Able ﴿١٨﴾
Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:19 ▶
فَأَنشَ أْنَا Then We produced لَكُم for you بِ هِۦ by it جَنَّ ٰ تٍ gardens مِّن of date-palms نَّ خِيلٍ of date-palms وَ أَعْنَٰ بٍ and grapevines لَّ كُمْfor you فِيهَا in it فَوَٰ كِهُ (are) fruits كَثِيرَةٌ abundant وَ مِنْهَاand from them تَأْكُلُو نَ you eat ﴿١٩﴾
Onunla, içinde, yediğiniz birçok meyvalar bulunan hurmalık ve üzüm bağları, Tur-i Sina'da yetişen, yiyenlere, yağ ve katık veren zeytin ağacını var ettik
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
23:20 ▶
وَشَجَرَةً And a tree تَ خْرُجُ(that) springs forth مِن from طُ ورِMount Sinai سَيْنَآ ءَ Mount Sinai تَنۢب ُتُ (which) produces بِٱ ل دُّهْنِ oil وَصِبْ غٍ and a relish لِّ لْءَاكِلِي نَfor those who eat ﴿٢٠﴾
Onunla, içinde, yediğiniz birçok meyvalar bulunan hurmalık ve üzüm bağları, Tur-i Sina'da yetişen, yiyenlere, yağ ve katık veren zeytin ağacını var ettik
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.