Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin, bunda aşırı gitmeyin ki gazabımı haketmeyesiniz. Gazabımı hakeden kimse muhakkak mahvolur
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:82
﴿٨٢﴾
Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:83
﴿٨٣﴾
Musa! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevkeden nedir?" dedik
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:84
﴿٨٤﴾
Musa: "Onlar ardımdadır, Rabbim! Hoşnut olman için Sana acele geldim" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:85
﴿٨٥﴾
Allah: "Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:86
﴿٨٦﴾
Musa, milletine kızgın ve üzgün olarak döndü. "Ey milletim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Uzun bir zaman mı geçti, yoksa Rabbinizin gazabına mı uğramak istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:87
﴿٨٧﴾
Onlar: "Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. O milletin ziynet eşyasından bize yükler dolusu taşıtıldı. Biz onları ateşe attık, aynı şekilde Samiri de attı" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:88
﴿٨٨﴾
Bunun üzerine Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya koydu. O ve adamları: "Bu sizin de Musa'nın da tanrısıdır, ama o unuttu" dediler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:89
﴿٨٩﴾
Görmüyorlar mıydı ki, o heykel onlara ne söz söyleyebilir, ne zarar ve ne de fayda verebilirdi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:90
﴿٩٠﴾
And olsun ki, Harun da onlara önceden: "Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun, emrime itaat edin" demişti
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:91
﴿٩١﴾
Musa bize dönene kadar buna sarılmaktan vazgeçmeyeceğiz" demişlerdi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:92
﴿٩٢﴾
Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:93
﴿٩٣﴾
Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:94
﴿٩٤﴾
Harun: "Ey Annemoğlu! Saçımdan sakalımdan tutma; doğrusu İsrailoğulları arasına ayrılık koydun, sözüme bakmadın demenden korktum" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:95
﴿٩٥﴾
Musa: "Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:96
﴿٩٦﴾
Samiri: "Onların görmedikleri bir şey gördüm ve o sana gelen elçinin bastığı yerden bir avuç avuçladım. Bunu ziynet eşyasının eritildiği potaya attım. Nefsim böyle yaptırdı" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:97
﴿٩٧﴾
Musa: "Defol! Doğrusu artık hayatta, "Bana dokunmayın!" demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:98
﴿٩٨﴾
Sizin Tanrınız, ancak, O'ndan başka tanrı olmayan Allah'tır. İlmi her şeyi içine almıştır
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:99
﴿٩٩﴾
Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
20:100
﴿١٠٠﴾
Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir