Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:82
﴿٨٢﴾
Duvar ise, şehirde iki yetim erkek çocuğa aitti. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı; babaları da iyi bir kimseydi. Rabbin onların erginlik çağına ulaşmasını ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayanamadığın işlerin içyüzleri budur
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:83
﴿٨٣﴾
Sana Zülkarneyn'i sorarlar, "Onu size anlatacağım" de
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:84
﴿٨٤﴾
Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:85
﴿٨٥﴾
O da bir yol tuttu
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:86
﴿٨٦﴾
Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. "Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin" dedik
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:87
﴿٨٧﴾
Haksızlık yapana azap edeceğiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemiş bir azaba uğratır; ama inanıp yararlı iş işleyene, mükafat olarak güzel şeyler vardır, ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:88
﴿٨٨﴾
Haksızlık yapana azap edeceğiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemiş bir azaba uğratır; ama inanıp yararlı iş işleyene, mükafat olarak güzel şeyler vardır, ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:89
﴿٨٩﴾
Sonra yine bir yol tuttu
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:90
﴿٩٠﴾
Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, güneşi, kendilerini elbise, bina gibi şeylerle örtmediğimiz bir millet üzerine doğuyor buldu
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:91
﴿٩١﴾
İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:92
﴿٩٢﴾
Sonra yine bir yol tuttu
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:93
﴿٩٣﴾
Sonunda, iki dağın arasına varınca, orada nerdeyse hiç laf anlamayan bir millete rastladı
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:94
﴿٩٤﴾
Dediler ki: Zülkarneyn! Doğrusu Yecüc ve Mecüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların arasına bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:95
﴿٩٥﴾
Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi. Demirler akkor haline gelince; "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:96
﴿٩٦﴾
Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi. Demirler akkor haline gelince; "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:97
﴿٩٧﴾
Artık Yecüc ve Mecüc onu ne aşabildiler ve ne de delip geçebildiler
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:98
﴿٩٨﴾
Zülkarneyn: "İşte bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettiği zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin verdiği söz gerçektir" dedi
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:99
﴿٩٩﴾
Biz o gün onları bırakırız, dalgalar halinde birbirlerine girerler. Sura üflenince hepsini bir araya toplarız
Bu ayeti okuma pratiği yap
Mikrofona dokunun ve söyleyin.
18:100
﴿١٠٠﴾
Gözleri bizim öğüdümüze karşı kapalı olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün cehennemi öyle bir gösteririz ki