67:21 ▶
أَمَّ نْ Who is هَٰ ذَا this ٱ لَّذِىthe one يَرْزُقُكُمْ to provide you إِنْ if أَمْسَكَ He withheld رِزْقَهُۥ His provision بَل Nay لَّجُّوا۟ they persist فِى in عُتُوٍّ pride وَ نُفُو رٍand aversion ﴿٢١﴾
Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:22 ▶
أَفَمَن Then is he who يَ مْشِىwalks مُكِبًّا fallen عَلَىٰ on وَجْ هِهِۦٓ his face أَهْدَىٰٓ better guided أَمَّ ن or (he) who يَ مْشِىwalks سَوِيًّا upright عَلَىٰ on صِرَٰ طٍ (the) Path مُّ سْتَقِي مٍStraight ﴿٢٢﴾
Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:23 ▶
قُلْ Say هُوَ He ٱ لَّذِىٓ (is) the One Who أَنشَ أَكُمْ produced you وَجَعَلَ and made لَكُمُ for you ٱ ل سَّمْعَthe hearing وَٱ لْأَبْ صَٰ رَ and the vision وَٱ لْأَفْـِٔدَةَ and the feelings قَلِيلًا Little مَّ ا(is) what تَشْكُرُو نَ you give thanks ﴿٢٣﴾
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:24 ▶
قُلْ Say هُوَ He ٱ لَّذِى(is) the One Who ذَرَأَكُمْ multiplied you فِى in ٱ لْأَرْضِthe earth وَإِلَيْهِ and to Him تُحْشَرُو نَ you will be gathered ﴿٢٤﴾
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:25 ▶
وَيَقُولُونَ And they say مَتَىٰ When هَٰ ذَا (is) this ٱ لْوَعْدُpromise إِن if كُنتُ مْyou are صَٰ دِقِي نَ truthful ﴿٢٥﴾
Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:26 ▶
قُلْ Say إِنَّ مَا Only ٱ لْعِلْمُthe knowledge عِندَ (is) with ٱ للَّهِAllah وَإِنَّ مَآ and only أَنَا۠ I am نَذِيرٌ a warner مُّ بِي نٌclear ﴿٢٦﴾
De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:27 ▶
فَلَمَّ ا But when رَأَوْهُ they (will) see it زُلْفَةً approaching سِ يٓ ـَٔتْ(will be) distressed وُجُوهُ (the) faces ٱ لَّذِينَ(of) those who كَفَرُوا۟ disbelieved وَقِيلَ and it will be said هَٰ ذَا This ٱ لَّذِى(is) that which كُنتُ م you used to بِ هِۦ for it تَدَّعُو نَ call ﴿٢٧﴾
Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: "Sizin arayıp durduğunuz işte budur" denir
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:28 ▶
قُلْ Say أَرَءَيْتُمْ Have you seen إِنْ if أَهْلَكَنِىَ destroys me ٱ للَّهُAllah وَمَن and whoever مَّ عِىَ(is) with me أَوْ or رَحِمَنَا has mercy upon us فَمَن then who يُ جِيرُ(can) protect ٱ لْكَٰ فِرِينَthe disbelievers مِنْ from عَذَابٍ a punishment أَلِي مٍ painful ﴿٢٨﴾
De ki: "Allah, beni ve benimle beraber bulunanları isterse yok eder veya isterse merhamet eder; söyleyin, bu takdirde inkarcıları, can yakıcı azabdan kim alıkoyabilir
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:29 ▶
قُلْ Say هُوَ He ٱ ل رَّحْمَٰ نُ(is) the Most Gracious ءَامَنَّ ا we believe بِهِۦ in Him وَعَلَيْهِ and upon Him تَوَكَّلْنَا we put (our) trust فَسَتَعْلَمُونَ So you will know مَنْ who هُوَ (is) it فِى (that is) in ضَلَٰ لٍ error مُّ بِي نٍclear ﴿٢٩﴾
De ki: "Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, Rahman olan Allah'tır. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.
67:30 ▶
قُلْ Say أَرَءَيْتُمْ Have you seen إِنْ if أَصْبَحَ becomes مَآ ؤُكُمْ your water غَوْرًا sunken فَ مَن then who يَ أْتِيكُم could bring you بِ مَآ ءٍ water مَّ عِي نٍۭflowing ﴿٣٠﴾
De ki: "Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir
Bu ayeti okuma pratiği yap 🎤 Mikrofona dokunun ve söyleyin.